25 Aralık 2011 Pazar

Cildinize Yararlı Alışkanlıklar


Bakımlı ve güzel görünmenin ilk altın kuralı, sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmaktır. Cildinize gereken önemi vermek istiyorsanız işte size doğru cilt bakımının yolları...
Her gün en az iki litre su için
Çünkü yeterli miktarda su içmek cildinizi nemli tutar ve toksinlerin böbrekleriniz ve bağırsaklarınız aracılığıyla vücuttan atılmasını sağlar.

Lifli gıdaları seçin
Çünkü bu, bağırsak hareketlerinizi düzenler, böylece bedeniniz atık maddelerden daha hızlı arınır. Gıdalarınızı sebze, meyve, kuru baklagiller ve lifli bisküvilerden seçebilirsiniz.

Her gün antioksidan besinler alın
Çünkü antioksidanlar, hücre yaşlanmasını yavaşlatır, hücreyi korur. Taze sebze ve meyvelerde antioksidan yoğundur. Ama bunlar da özellikle mevsimine göre alınmalı.



Yiyecekleri küçük porsiyonlarda tüketin
Çünkü bir büyük porsiyon, kalori bakımından yüksektir. Ayrıca tek tip beslenme yeterli ve sağlıklı olmaz. Yapmanız gereken iki-üç çeşit besini küçük porsiyonlarda almak.

Doymamış yağ asitlerini yeterli düzeyde alın
Çünkü cilt yapısı ve doku onarımı için özellikle yağ asitleri büyük önem taşımaktadır. Ayrıca antioksidan özellikleri de bulunur. Bu yağları, tam tahıllardan, tohum ve yemişlerden, soya fasulyesinden, koyu yeşil yapraklı sebzelerden, keten tohumu, kabak çekirdeği, susam gibi sızma yağlardan ve yağlı balıklardan alabilirsiniz.

Sabah limonlu su veya ısırgan çayı için
Çünkü mide hazmınızı kolaylaştırdığı gibi özellikle bağırsak temizliği için de faydalıdır.  
 
Aşırı kafein ve alkolden uzak durun
Çünkü hücre susuz yaşayamaz. Hücrenin basıncı, hücre içi ve hücre dışı sıvı dengesi için su alımı çok önemlidir. Yüksek alkol içerikli veya kafeinli ürünler su dengesini bozar ve hücrenin deformasyonuna neden olur, bu da cildinize yansır.









Aşırı tuz alımından hemen uzaklaşın
Çünkü aşırı sodyum alımı, ciltte kabarıklık ve şişliklere sebep olur. Ayrıca ödem tutulmasına sebebiyet verir.
Hazır yiyeceklerden uzaklaşın
Çünkü dolaşımı negatif etkiler. Yoğun katkı maddelerinin alınması veya baharatların yoğun tüketilmesi hücrenin deformasyona uğramasına neden olur.

Rafine gıdalardan, işlenmiş etlerden uzak durun. 
Kızarmış yiyeceklerden, hidrojene yağlardan ve hazır paket yağlardan yemeyin. Çünkü vücut direncini düşürür. Hücre yenilenmesini yavaşlatır. Cildi negatif etkiler.


1 Aralık 2011 Perşembe

Soğuk Havalarda Beslenme



Soğuk Havalarda Beslenme

Soğuk havalar hastalıklarıda beraberinde getiriyor. Hastalıklardan korunmak için beslenmemize de dikkat etmeliyiz.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman yaptığı açıklamada vücudun doğal savunma sisteminin hastalıklardan en iyi koruyan sistem olduğunu belirtti. Bu yüzden doğal savunma sistemine önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Akman "Soğuk havalarda sağlıklı beslenilmeli ideal ağırlığımızı korumalı haftada en az 3 kez 30-45 dakikalık yürüyüşler yapmalı ve gün içinde aktif olmaya çalışmalıyız" dedi.

Herhangi bir engeli olmayan insanların günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmesini tavsiye eden Akman vücutta mikrop ve virüslere karşı savaşma özelliği yüksek aktif maddeler içeren ıspanak karnabahar lahana brokoli Brüksel lahanası havuç ve turunçgillerin bol miktarda tüketilmesi gerektiğini belirtti.


PROTEİN SARIMSAK VE SOĞAN

Akman vücudun yapı taşı olması bakımından protein kaynakları ve günlük alınan protein miktarının da önemli olduğunu ifade ederek "Bu nedenle başka bir sağlık sorunundan dolayı yasaklama veya sınırlama yoksa yumurta kırmızı et tavuk balıkpeynir süt yoğurt tüketimimizi arttırmalıyız. Yoğun katkı maddesi içeren hazır besinleri çok sık tüketmemeliyiz. Bol sıvı şekersiz bitki çayı ve en önemlisi de su tüketimimizi artırmalıyız. Günde yaklaşık 25-3 litre su tüketmeliyiz" diye konuştu.

Sarımsağın antimikrobiyal özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve kanın akışkanlığını sağlayarak kolesterolü düşürdüğünü dile getiren Akman yemeklere eklenen sarımsak miktarının arttırılmasının bağışıklık sistemini güçlendireceğini soğanın da içerdiği allisin ve sülfür ile bağışıklık sistemini desteklediğini kaydetti.

MEYVE VE SEBZE TÜKETİMİ ARTTIRILMALI

Akman soğuk havalarda sıvı tüketimi kadar meyve ve sebze tüketimine de ağırlık verilmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Elma içeriğindeki E ve C gibi antioksidan vitaminlerle bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Armut içerdiği çözünmeyen lif ise bağırsakların düzgün çalışmasını sağlar. Ayrıca C vitamini ve bakır içeriği yüksektir. Tıpkı elma gibi armut da antioksidan etkisiyle vücudu serbest radikallere karşı korur. İyice yıkandıktan sonra kabukları ile tüketilmesi daha sağlıklıdır. Portakal ve mandalina gibi turunçgiller içerdikleri zengin C vitaminiyle vücudun savunma mekanizmasını kuvvetlendirir. C vitamininin yanı sıra potasyum kalsiyum magnezyum gibi mineralleri de içerir."

Güne bir bardak taze sıkılmış meyve suyu ile başlamanın hastalıklara karşı vücut direncini arttıracağını ifade eden Akman sabah kahvaltıda protein alınması taze nane maydanoz marul gibi yeşil sebzelerin tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Gün içinde elma veya siyah çekirdekli üzüm yenilmesini de öneren Akman soğuk havalarda tüketilen kuru incir fındık veya cevizin de zinde tuttuğunu belirtti.

Et yerine haftada 2 kez ızgara balık tüketilmesi gerektiğine dikkati çeken Akman yine et yerine haftada 2 kez kuru fasulye kuru nohut veya barbunya gibi kuru baklagiller tüketilmesinin de gerekli besin ihtiyacını karşılayabileceğini sözlerine ekledi